Herpes virüs tip 1 UÇUK
Herpes virüs tip 2 GENİTAL HERPES ENFEKSİYONLARI
Varisella zoster virüs SU ÇİÇEĞİ VE ZONA
Epstain Barr virüs İNFEKSİYOZ MONONÜKLEOZ
Cytomegalovirüs SİTOMEGALOVİRÜS ENFEKSİYONLARI
Herpes virüs tip 6 6. HASTALIK
Herpes virüsler, genellikle deri yoluyla geçen ve yaşam boyu tekrar eden yaygın bir enfeksiyona neden olur.
Herpes tip 1, daha fazla ağız çevresinde ya da yüzde uçuklara neden olan virüstür. Çoğunlukla çocukluk döneminde öpüşme ile geçmesine karşın, bu enfeksiyon her yaşta bulaşabilir.
Herpes tip 2, genital herpese neden olan virüstür. Virüs cinsel temas yoluyla geçmektedir.
Enfeksiyonun ardından birçok kişide belirgin belirtiler görülmez ve hatta bu kişiler virüs bulaştığının farkında bile olmazlar. Belirtileri bir süre sonra farkedebilirler. Bazı kişilerde ise, genital herpesin ilk belirtileri virüsün bulaşmasının ardından 2 ile 21 gün içinde ortaya çıkabilir.
Herpes virüsünün neden olduğu ilk enfeksiyon genellikle en ağır olandır.
Herpes virüsünün yaşam döngüsünde 2 evre vardır:
1. İnaktif evre – virüsün vücutta bir duyu sinir hücresine yerleşmesi
2. Aktif evre – virüsün deride bulunması. Bu durumda ciltte lezyonlar olabilir ya da olmayabilir.
Araştırmacılar virüsün yeniden aktif hale geçmesine yol açan nedenleri kesin olarak bilmemektedirler.Enfeksiyonun tetikleyici etkenleri kişiden kişiye ve hatta aynı kişide zaman içinde bile farklılıklar gösterebilir.
24 Nisan 2008 Perşembe
Uçuk ve AFT
Ağzınızda; konuşmanıza ve yemek yemenize engel olacak kadar şiddetli ağrıya yol açan bir yaranız varsa bilin ki yalnız değilsiniz. Pek çok sağlıklı insan tekrarlayan ağız yaralarından şikayetçidir.
En sık rastlanan tekrarlayan ağız yaraları uçuk ve aft (aftöz ülser)’dır. Ağızda görüldüğünde birini diğerinden ayırmak güçtür. Bu iki lezyonun nedeni ve tedavileri tamamıyla farklı olduğundan ayırımı çok önemlidir.
Uçuk nedir?
Bunlar sıklıkla dudakta görülen içi sıvı dolu kabarcıklara verilen genel bir addır. Ağızda özellikle dişetinde, sert damakta da görülebilirse de nadirdir. Uçuk genellikle ağrılıdır ve ağrı lezyonun ortaya çıkışından birkaç gün önce ortaya çıkar. Bu kabarcıklar saatler içinde patlayarak kabuklanır. 7-10 gün sürer.
Nedenler:
Uçuk bir herpes simpleks virüsünün aktif duruma geçmesi ile meydana gelir. Bu virüs, daha önce bu enfeksiyonu geçiren hastalarda sessiz ve sinsi bir şekilde bekler ve stres, ateş, travma, hormonal değişiklikler ve güneş ışığına maruz kalma gibi durumlarda aktif hale geçer. Tekrarlayan lezyonlar aynı yerde yerleşme eğilimindedir.
Uçuk yayılabilir mi?
Evet. Uçuk patladıktan tamamen iyileşene kadar ki süre enfeksiyonun yayılımı için en riskli dönemidir. Virüs gözlerinize, cinsel organlara ve diğer insanlara da bulaşabilir.
Önleme Önerileri:
· Bir lezyon görüldüğünde ağız içi, burun içi, cinsel bölge gibi mukoz zarlar enfeksiyona karşı korunmalıdır.
· Uçuğu sıkıştırıp patlatmayın.
· Birine dokunurken ya da göz veya cinsel bölgelerinize dokunmadan önce ellerinizi dikkatlice yıkayın.
Tüm uyarılara rağmen herpes virüsün uçuk olmadan da ulaşabileceği unutulmamalıdır.
Tedavi:
Günümüzde kesin tedavisi yoktur ancak bu konuda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. % 5 asiklovirli merhem gibi bir antiviral ajan kullanılabilir. Doktor ya da diş hekiminizden son gelişmeler hakkında bilgi almak için irtibat kurun.
Aft nedir?
Aft dilde, yumuşak damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen küçük, yüzeyel ülserlerdir. Oldukça ağrılıdırlar ve 5-10 gün sürerler.
Neden?
Nedenleri hakkındaki eldeki en iyi kanıtlar stres, travma, asitli yiyecekler (domates, turunçgiller, vs.) gibi lokal tahriş edici maddelere maruz kalma gibi durumlarda lokal bağışıklık cevabında değişiklikler meydana gelmesidir.
Aftöz ülser yayılabilir mi?
Hayır. Nedeni bakteri ya da bir virüs olmadığı için lokal yayılımı ya da bir başkasına bulaşması söz konusu değildir.
Tedavi
Tedavi direkt olarak az önce bahsedilen rahatsızlık verici durumların ortadan kaldırılması ve enfeksiyondan korunma ile olur.
Triamkinalon gibi haricen kullanılan bir kortikosteroid ilacı da yardımcı olur. Günümüzde kesin tedavisi bulunamamıştır.
Diğer yaralar:
İki haftadan uzun süren iyileşmeyen ağız yaralarında doktorunuza ya da diş hekiminize başvurmalısınız
En sık rastlanan tekrarlayan ağız yaraları uçuk ve aft (aftöz ülser)’dır. Ağızda görüldüğünde birini diğerinden ayırmak güçtür. Bu iki lezyonun nedeni ve tedavileri tamamıyla farklı olduğundan ayırımı çok önemlidir.
Uçuk nedir?
Bunlar sıklıkla dudakta görülen içi sıvı dolu kabarcıklara verilen genel bir addır. Ağızda özellikle dişetinde, sert damakta da görülebilirse de nadirdir. Uçuk genellikle ağrılıdır ve ağrı lezyonun ortaya çıkışından birkaç gün önce ortaya çıkar. Bu kabarcıklar saatler içinde patlayarak kabuklanır. 7-10 gün sürer.
Nedenler:
Uçuk bir herpes simpleks virüsünün aktif duruma geçmesi ile meydana gelir. Bu virüs, daha önce bu enfeksiyonu geçiren hastalarda sessiz ve sinsi bir şekilde bekler ve stres, ateş, travma, hormonal değişiklikler ve güneş ışığına maruz kalma gibi durumlarda aktif hale geçer. Tekrarlayan lezyonlar aynı yerde yerleşme eğilimindedir.
Uçuk yayılabilir mi?
Evet. Uçuk patladıktan tamamen iyileşene kadar ki süre enfeksiyonun yayılımı için en riskli dönemidir. Virüs gözlerinize, cinsel organlara ve diğer insanlara da bulaşabilir.
Önleme Önerileri:
· Bir lezyon görüldüğünde ağız içi, burun içi, cinsel bölge gibi mukoz zarlar enfeksiyona karşı korunmalıdır.
· Uçuğu sıkıştırıp patlatmayın.
· Birine dokunurken ya da göz veya cinsel bölgelerinize dokunmadan önce ellerinizi dikkatlice yıkayın.
Tüm uyarılara rağmen herpes virüsün uçuk olmadan da ulaşabileceği unutulmamalıdır.
Tedavi:
Günümüzde kesin tedavisi yoktur ancak bu konuda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. % 5 asiklovirli merhem gibi bir antiviral ajan kullanılabilir. Doktor ya da diş hekiminizden son gelişmeler hakkında bilgi almak için irtibat kurun.
Aft nedir?
Aft dilde, yumuşak damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen küçük, yüzeyel ülserlerdir. Oldukça ağrılıdırlar ve 5-10 gün sürerler.
Neden?
Nedenleri hakkındaki eldeki en iyi kanıtlar stres, travma, asitli yiyecekler (domates, turunçgiller, vs.) gibi lokal tahriş edici maddelere maruz kalma gibi durumlarda lokal bağışıklık cevabında değişiklikler meydana gelmesidir.
Aftöz ülser yayılabilir mi?
Hayır. Nedeni bakteri ya da bir virüs olmadığı için lokal yayılımı ya da bir başkasına bulaşması söz konusu değildir.
Tedavi
Tedavi direkt olarak az önce bahsedilen rahatsızlık verici durumların ortadan kaldırılması ve enfeksiyondan korunma ile olur.
Triamkinalon gibi haricen kullanılan bir kortikosteroid ilacı da yardımcı olur. Günümüzde kesin tedavisi bulunamamıştır.
Diğer yaralar:
İki haftadan uzun süren iyileşmeyen ağız yaralarında doktorunuza ya da diş hekiminize başvurmalısınız
sorularla uçuk
Uçuk Nedir?
Uçuk genellikle dudak, ağız ve burun delikleri çevresinde çıkan Herpes simplex adı verilen virüsün sebep olduğu hastalıktır.
Uçuk Ciddiye Alınması Gereken Bir Sağlık Sorunu mudur?
Yapılan araştırmalar, dünya nüfusunun %80'inin yaşamları boyunca en az bir defa uçuk geçirdiğini göstermektedir. Günümüzde Türkiye'de her yıl 8 milyon kişinin uçuk nedeniyle sıkıntı ve acı çektiği tahmin edilmektedir.
Uçuğun Belirtileri ve Oluşum Evreleri Nelerdir?
Uçuk çıkacak bölgede 0-24 saat önceden gıdıklanma, karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir.
Bunu o bölgenin kızarması, şişmesi ve daha sonra da içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkışı izler. Bu kabarcıklar konuşurken, gülerken, yiyip içerken acı ve ızdırap verir.
Kabarcıklar patlayarak ülserler oluşur ve bu dönemde uçuk cok ağrılıdır.
Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir. Kabuklanma başladığında uçuk küçülmeye başlar.
İyileşme döneminde uçuk üstünde oluşan kabuk düşer, yerine kuru ve gergin bir doku oluşur.
Uçuk Bulaşıcı mıdır? Nasıl Bulaşır?
Uçuk, ön belirtileri ile açık yaranın kapanması süresi arasında bulaşıcıdır. Uçuğu olan bir kişinin kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalarla ve uçuklu kişinin öpmesi sonucu bulaşır. Eğer uçuğa dokunulursa yüzün diğer bölümlerine, göze ve vücudun diğer bölgelerine (genital bölge gibi) de bulaştırılabilir.
Dikkat ! Uçuk Bulaşıcıdır.
Uçuk virüsü (Herpes simplex) ile insan genellikle ilk defa küçükken (0-5 yaş) tanışır. Uçuğu olan aile bireylerinden birinin "Sevgi dolu" öpücüğü sonucunda uçuk virüsü vücuda girer. Çoğunlukla farkedilmeyen küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar; ağız içi, diş etleri ve dudaklar (gingivostomatit) enfekte olur. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyonlar şeklinde de görülebilir. Tıbbi yayınlar arasında uçuklu bir kişiden bulaşan virüs sonucu yeni doğan ölümlerine ait vakalar vardır.
Uçuğa dokunulmamalıdır. Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır.
Uçukluyken kesinlikle gözlere dokunmaktan kaçınılmalıdır.
Bayanlar makyajlarını temizlerken dikkat etmelidir.
Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemelidir, yakın temastan kaçınılmalıdır.
Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir.
Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırılır, aynı zamanda uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur)
Uçuk Neden Nükseder / Tekrarlar?
Uçuğa neden olan Herpes simplex virüsü vücuda girip ilk enfeksiyonunu yaptıktan sonra o bölgeye yakın sinir düğümüne yerleşir ve uçuk oluşmasını tetikleyen faktörler devreye girene, yani vücudun zayıf düştüğü ana kadar orada kalır.
Uçuk Oluşumunu Tetikleyen Faktörler Nelerdir?
Stres
Ateş, soğukalgınlığı, grip
Aşırı güneş ışınları ve ultraviyole ışınlar
Hormonal değişimler (hamilelik, adet dönemi)
Aşırı yorgunluk ve uykusuzluk
Dişe yapılan müdahaleler (diş çekimi dolgu vb.)
Diğer enfeksiyonlar
Aşırı alkol
Uçuktan Nasıl Korunulur?
Öncelikle uçuğun nüks etmesine sebep olan durumlardan sakınmak gerekir.
Strese bağlı olarak gelişiyor ise; stresimizi azaltacak gevşeme tekniklerini öğrenmek.
Yorgunluk ve uykusuzluk sebep ise; dinlenmek ve iyi uyumak.
Güneş sebep oluyor ise; dudaklar için koruyucu krem ya da yüksek koruma faktörlü güneş yağı kullanmak ve şapka ile yüzü güneşten korumak gerekir.
Tüm alınan önlemlere rağmen uçuk yine de nüksedebilir. Ön belirtiler (karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama) hissedildiğinde o noktaya kısa aralarla bir antiviral krem uygulamak gerekir. Uçuk ya hiç çıkmayacaktır ya da çıksa bile hafif seyredecektir.
Eğer bağışıklık sisteminiz zayıfsa veya sıklıkla uçuk geçiriyorsanız doktorunuzla görüşerek antiviral tabletlerden koruyucu olarak yararlanılabilinir.
Uçuktan uzak kalabilmek için sağlıklı beslenmek de önemli. Yapılan araştırmalar bazı yiyeceklerin uçuk oluşumunu azaltırken, bazılarının da uçuğun tekrarlanmasını kolaylaştırdığını göstermektedir. Araştırmacılar diyet yapanlarda uçuk virüsünün harekete geçmemesi için Lisin içeren besinleri almalarını, Arjinin içeren besin maddelerinden de uzak durmalarını önermektedirler. Bu amaçla diyetlerde Lisin içeren tavuk, patates, süt, bira mayası, fasulye ve balık besinleri alınmalı, Arjinin içeren çikolata, yer fıstığı, bira, üzüm, mısır gevreği gibi yiyeceklerden uzak kalınmalı.
Uçuğun En Etkin Tedavisi Nasıl Olmalı?
Bazı madde ve ilaçlar uçuğun verdiği rahatsızlığı azaltmak için kullanılmışlardır :
Alkol ve antiseptik ilaçlar: Uçuğun üzerinde bakteri enfeksiyonunun gelişmesini engeller ancak uçuğun spesifik tedavisi değildir.
Ağrı kesici ilaçlar: Uçuğun sebep olduğu ağrıyı azaltırlar.
Buz uygulamak: Ağrıyı azaltabilir.
Oysa günümüzde etkili tedavide kullanılan antiviral uçuk kremleri deriden geçerek uçuk virüsüne (Herpes simplex) etki eder ve deriye zarar vermesini engeller, uçuğun meydana getirdiği psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkları giderir. Uçuğun erken döneminde kullanımları halinde uçuğun çıkmasını engelleyebilir, ileri evrelerde ise oluşacak uçuk sayısını azaltabilir, yayılmasını engeleyebilir, virüsün yayılmasını durdurur, iyileşmeyi hızlandırırlar.
Uçuk genellikle dudak, ağız ve burun delikleri çevresinde çıkan Herpes simplex adı verilen virüsün sebep olduğu hastalıktır.
Uçuk Ciddiye Alınması Gereken Bir Sağlık Sorunu mudur?
Yapılan araştırmalar, dünya nüfusunun %80'inin yaşamları boyunca en az bir defa uçuk geçirdiğini göstermektedir. Günümüzde Türkiye'de her yıl 8 milyon kişinin uçuk nedeniyle sıkıntı ve acı çektiği tahmin edilmektedir.
Uçuğun Belirtileri ve Oluşum Evreleri Nelerdir?
Uçuk çıkacak bölgede 0-24 saat önceden gıdıklanma, karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir.
Bunu o bölgenin kızarması, şişmesi ve daha sonra da içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkışı izler. Bu kabarcıklar konuşurken, gülerken, yiyip içerken acı ve ızdırap verir.
Kabarcıklar patlayarak ülserler oluşur ve bu dönemde uçuk cok ağrılıdır.
Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir. Kabuklanma başladığında uçuk küçülmeye başlar.
İyileşme döneminde uçuk üstünde oluşan kabuk düşer, yerine kuru ve gergin bir doku oluşur.
Uçuk Bulaşıcı mıdır? Nasıl Bulaşır?
Uçuk, ön belirtileri ile açık yaranın kapanması süresi arasında bulaşıcıdır. Uçuğu olan bir kişinin kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalarla ve uçuklu kişinin öpmesi sonucu bulaşır. Eğer uçuğa dokunulursa yüzün diğer bölümlerine, göze ve vücudun diğer bölgelerine (genital bölge gibi) de bulaştırılabilir.
Dikkat ! Uçuk Bulaşıcıdır.
Uçuk virüsü (Herpes simplex) ile insan genellikle ilk defa küçükken (0-5 yaş) tanışır. Uçuğu olan aile bireylerinden birinin "Sevgi dolu" öpücüğü sonucunda uçuk virüsü vücuda girer. Çoğunlukla farkedilmeyen küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar; ağız içi, diş etleri ve dudaklar (gingivostomatit) enfekte olur. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyonlar şeklinde de görülebilir. Tıbbi yayınlar arasında uçuklu bir kişiden bulaşan virüs sonucu yeni doğan ölümlerine ait vakalar vardır.
Uçuğa dokunulmamalıdır. Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır.
Uçukluyken kesinlikle gözlere dokunmaktan kaçınılmalıdır.
Bayanlar makyajlarını temizlerken dikkat etmelidir.
Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemelidir, yakın temastan kaçınılmalıdır.
Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir.
Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırılır, aynı zamanda uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur)
Uçuk Neden Nükseder / Tekrarlar?
Uçuğa neden olan Herpes simplex virüsü vücuda girip ilk enfeksiyonunu yaptıktan sonra o bölgeye yakın sinir düğümüne yerleşir ve uçuk oluşmasını tetikleyen faktörler devreye girene, yani vücudun zayıf düştüğü ana kadar orada kalır.
Uçuk Oluşumunu Tetikleyen Faktörler Nelerdir?
Stres
Ateş, soğukalgınlığı, grip
Aşırı güneş ışınları ve ultraviyole ışınlar
Hormonal değişimler (hamilelik, adet dönemi)
Aşırı yorgunluk ve uykusuzluk
Dişe yapılan müdahaleler (diş çekimi dolgu vb.)
Diğer enfeksiyonlar
Aşırı alkol
Uçuktan Nasıl Korunulur?
Öncelikle uçuğun nüks etmesine sebep olan durumlardan sakınmak gerekir.
Strese bağlı olarak gelişiyor ise; stresimizi azaltacak gevşeme tekniklerini öğrenmek.
Yorgunluk ve uykusuzluk sebep ise; dinlenmek ve iyi uyumak.
Güneş sebep oluyor ise; dudaklar için koruyucu krem ya da yüksek koruma faktörlü güneş yağı kullanmak ve şapka ile yüzü güneşten korumak gerekir.
Tüm alınan önlemlere rağmen uçuk yine de nüksedebilir. Ön belirtiler (karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama) hissedildiğinde o noktaya kısa aralarla bir antiviral krem uygulamak gerekir. Uçuk ya hiç çıkmayacaktır ya da çıksa bile hafif seyredecektir.
Eğer bağışıklık sisteminiz zayıfsa veya sıklıkla uçuk geçiriyorsanız doktorunuzla görüşerek antiviral tabletlerden koruyucu olarak yararlanılabilinir.
Uçuktan uzak kalabilmek için sağlıklı beslenmek de önemli. Yapılan araştırmalar bazı yiyeceklerin uçuk oluşumunu azaltırken, bazılarının da uçuğun tekrarlanmasını kolaylaştırdığını göstermektedir. Araştırmacılar diyet yapanlarda uçuk virüsünün harekete geçmemesi için Lisin içeren besinleri almalarını, Arjinin içeren besin maddelerinden de uzak durmalarını önermektedirler. Bu amaçla diyetlerde Lisin içeren tavuk, patates, süt, bira mayası, fasulye ve balık besinleri alınmalı, Arjinin içeren çikolata, yer fıstığı, bira, üzüm, mısır gevreği gibi yiyeceklerden uzak kalınmalı.
Uçuğun En Etkin Tedavisi Nasıl Olmalı?
Bazı madde ve ilaçlar uçuğun verdiği rahatsızlığı azaltmak için kullanılmışlardır :
Alkol ve antiseptik ilaçlar: Uçuğun üzerinde bakteri enfeksiyonunun gelişmesini engeller ancak uçuğun spesifik tedavisi değildir.
Ağrı kesici ilaçlar: Uçuğun sebep olduğu ağrıyı azaltırlar.
Buz uygulamak: Ağrıyı azaltabilir.
Oysa günümüzde etkili tedavide kullanılan antiviral uçuk kremleri deriden geçerek uçuk virüsüne (Herpes simplex) etki eder ve deriye zarar vermesini engeller, uçuğun meydana getirdiği psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkları giderir. Uçuğun erken döneminde kullanımları halinde uçuğun çıkmasını engelleyebilir, ileri evrelerde ise oluşacak uçuk sayısını azaltabilir, yayılmasını engeleyebilir, virüsün yayılmasını durdurur, iyileşmeyi hızlandırırlar.
Uçuk nedir
Deri ve mukoza membranları üzerinde içleri temiz sıvıyla dolu vezikül kümelerinin görülmesiyle karakterize bir viral enfeksiyon. Alt ve üst dudakların birleştiği yerde çıkan ufak yaradır. Kabuk bağlar. Ağız hareket edince, kabuk çatlayarak çok acı yapar. Dâhilî hastalıktan veya mikroptan hâsıl olur. Mikroba karşı iki gram gümüş nitrat, yâni cehennem taşı, yüz gram inbik suyunda eritilir. Bu eriyik renkli şişede ve karanlık yerde senelerce saklanabilir. Bir pamuğa veya tülbende birkaç damla damlatıp, bu yaş bez bir dakika kadar uçuk üstüne dokundurulur. İki üç gece yatarken bir kere yapılır. Uçuk tamâmen geçer. İlâcı çamaşıra damlatmamalıdır. Siyah leke yapar. Antibiotikli merhem sürmek de iyi gelmektedir. C ve B12 vitaminleri verilmesi faydalı olmaktadır.
Enfeksiyon sebebi: Herpes Simplex Hominis (HVH) isimli bir virüstür. Virüsün iki tipi vardır. Tip I genellikle dudaklarda ve gözde lezyon yapar; Tip II ise genellikle genital bölgede enfeksiyon meydana getirir. Enfeksiyon iki türlü meydana gelebilir.
A) Primer enfeksiyon: Burada hassas konağın virüsle direkt teması söz konusudur. Genellikle pek belirti vermez ama bâzan yerel deri ve mukoza lezyonlarıyla birlikte sistemik enfeksiyon meydana gelir. Yeni doğanlarda ve ağır beslenme bozukluğu olan bebeklerde ekseriya yerel cilt ve mukoza belirtileri olmaksızın öldürücü sistemik enfeksiyonlar meydana gelebilir.
B) Tekrarlayan enfeksiyonlar: Bu tekrarlamalar dış ortamdaki değişiklikler (meselâ; soğuk, ultraviyole ışınları) veya iç ortamdaki âdet hâli, yüksek ateş veya stresler gibi özel olmayan uyarıları tâkip eder. Bu tipte sistemik enfeksiyon olmaz, sâdece yerel lezyonlar vardır.
Deri ve mukoza belirtileri: Primer enfeksiyonda deri ve mukozalarda 2-3 hafta kalabilen veziküllerle birlikte sistemik enfeksiyon söz konusudur. Tekrarlayan enfeksiyonda ise deri ve mukozalarda eritemli bir taban üzerinde ince duvarlı vezikül kümeleri vardır. Bunlar yırtılır, kabuklanır ve 7-10 günde iyileşirler. Sık sık tekrar etmezse yerlerinde iz kalmaz.
Çocuklarda genellikle mukoza ile derinin birleşme yerlerinde lezyon görülür. En sık tutulan bölgeler, dudak kanserinin en sık yerleştiği bölgelerdir.
Travmatik herpes: Derinin travmatik lezyonları her yerde bulunan herpesvirüsle kolayca enfekte olabilir. Çoğunlukla lenf yolları boyunca merkeze doğru yayılma olur ve bölge lenf düğümlerinin büyümesine ve aradaki zarar görmemiş deride dağınık veziküller hâsıl olmasına yol açar. Lezyonların iyileşmesi üç hafta sürebilir. Yerel travmanın olduğu yerde tekrarlamalar olabilir. Güreşçiler ve tıp personelindeki yüzey çiziklerinde de herpes enfeksiyonları yerleşebilir.
Genital lezyonlar: Herpesvirüsle genital enfeksiyonlar en sık ergenlik çağındakilerde ve gençlerde görülür. Genellikle Tip II virüsüne bağlı olup, cinsî temasla bulaşırlar. % 5 oranda da Tip I virüsüne bağlı olabilirler. Hastada her iki tip virüse karşı da antikor yoksa ateş, bölge lenf bezi şişmesi ve ağrılı idrar yapma gibi sistemik belirtiler olabilir. Yetişkin kadınlarda rahim boynu en sık yerleşme yeridir. Erkeklerde herpes vezikülleri veya ülserleri genellikle glans peniste, örten deride veya penisin alt bölümünde görülür.
Göz belirtileri: Primer veya tekrarlayan bir enfeksiyonun belirtileri olarak konjunktivit veya keratokonjunktivit meydana gelebilir. Konjunktiva kanlanmış ve şişmiş görülür, cerahatlı akıntı çok azdır veya yoktur. Primer enfeksiyonda kulak önü lenf düğümleri büyür ve duyarlı olur.
Diğer belirtiler: Ağız içi lezyonlar (aft, stomatit), herpetik ensefalit, ekzama herpeticum vs. gibi lezyonlar da herpes virüsüyle meydana gelebilir.
Teşhis: Teşhis aşağıdakilerden herhangi birisine dayandırılır.
a. Tipik bir klinik tablo,
b. Virüsün kültürle elde edilmesi,
c. Özel nötralizasyon yapan antikorların oluşması,
d. Kazıntı veya biyopsiyle elde edilen muâyene maddelerinde tipik hücrelerin veya histolojik değişmelerin gözlenmesi.
Tedâvi: Yeni doğanlardaki uçuk vak’alarında bebeklerin çoğuna bulaşmanın, enfekte doğum kanalından geçerken olduğuna inanılması, genital uçuk bulunan, doğumu yaklaşmış kadınlarda sezeryen yapılmalıdır. Antiviral bir ilâç olan Asiklovir, şiddetli vak’alarda ağızdan veya enfeksiyonla, hafif vak’alarda ise lokal tedâvilerde başarılı olmaktadır. Uçuk kremi şeklinde hazırlanan asiklovirli kremlerin kullanılması belirtilerin çabuk geçmesini sağlamakta ve nüksleri azaltmaktadır.
Ağız bakımı için ağız yıkanması, temizlik öngörülür. Ceepryn 1= 4000 veya zefiran 1= 1000 faydalı olabilir. Sıvı lidokain veya benzokain pastilleri gibi yerel analjezikler ağrıyı azaltıp çocuğun rahat yemesini sağlar. Dudak lezyonlarında calamine solüsyon veya carbami peroşid katılmış gliserin gibi kurutucu maddeler, faydalı antibiotikler yalnız sekonder bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılır.
Yiyecek ve içeceklerin alımı çocuğun isteklerine uygun olarak kolaylaştırılır. Diğer besinleri yemeyen çocuk iyice soğutulmuş sıvılar veya yarı katı besinlerden faydalanır. Tekrarlanmalar çoğu defâ strese bağlıdır; bunlar tespit edilmeli ve tedâvi edilmelidir.
Enfeksiyon sebebi: Herpes Simplex Hominis (HVH) isimli bir virüstür. Virüsün iki tipi vardır. Tip I genellikle dudaklarda ve gözde lezyon yapar; Tip II ise genellikle genital bölgede enfeksiyon meydana getirir. Enfeksiyon iki türlü meydana gelebilir.
A) Primer enfeksiyon: Burada hassas konağın virüsle direkt teması söz konusudur. Genellikle pek belirti vermez ama bâzan yerel deri ve mukoza lezyonlarıyla birlikte sistemik enfeksiyon meydana gelir. Yeni doğanlarda ve ağır beslenme bozukluğu olan bebeklerde ekseriya yerel cilt ve mukoza belirtileri olmaksızın öldürücü sistemik enfeksiyonlar meydana gelebilir.
B) Tekrarlayan enfeksiyonlar: Bu tekrarlamalar dış ortamdaki değişiklikler (meselâ; soğuk, ultraviyole ışınları) veya iç ortamdaki âdet hâli, yüksek ateş veya stresler gibi özel olmayan uyarıları tâkip eder. Bu tipte sistemik enfeksiyon olmaz, sâdece yerel lezyonlar vardır.
Deri ve mukoza belirtileri: Primer enfeksiyonda deri ve mukozalarda 2-3 hafta kalabilen veziküllerle birlikte sistemik enfeksiyon söz konusudur. Tekrarlayan enfeksiyonda ise deri ve mukozalarda eritemli bir taban üzerinde ince duvarlı vezikül kümeleri vardır. Bunlar yırtılır, kabuklanır ve 7-10 günde iyileşirler. Sık sık tekrar etmezse yerlerinde iz kalmaz.
Çocuklarda genellikle mukoza ile derinin birleşme yerlerinde lezyon görülür. En sık tutulan bölgeler, dudak kanserinin en sık yerleştiği bölgelerdir.
Travmatik herpes: Derinin travmatik lezyonları her yerde bulunan herpesvirüsle kolayca enfekte olabilir. Çoğunlukla lenf yolları boyunca merkeze doğru yayılma olur ve bölge lenf düğümlerinin büyümesine ve aradaki zarar görmemiş deride dağınık veziküller hâsıl olmasına yol açar. Lezyonların iyileşmesi üç hafta sürebilir. Yerel travmanın olduğu yerde tekrarlamalar olabilir. Güreşçiler ve tıp personelindeki yüzey çiziklerinde de herpes enfeksiyonları yerleşebilir.
Genital lezyonlar: Herpesvirüsle genital enfeksiyonlar en sık ergenlik çağındakilerde ve gençlerde görülür. Genellikle Tip II virüsüne bağlı olup, cinsî temasla bulaşırlar. % 5 oranda da Tip I virüsüne bağlı olabilirler. Hastada her iki tip virüse karşı da antikor yoksa ateş, bölge lenf bezi şişmesi ve ağrılı idrar yapma gibi sistemik belirtiler olabilir. Yetişkin kadınlarda rahim boynu en sık yerleşme yeridir. Erkeklerde herpes vezikülleri veya ülserleri genellikle glans peniste, örten deride veya penisin alt bölümünde görülür.
Göz belirtileri: Primer veya tekrarlayan bir enfeksiyonun belirtileri olarak konjunktivit veya keratokonjunktivit meydana gelebilir. Konjunktiva kanlanmış ve şişmiş görülür, cerahatlı akıntı çok azdır veya yoktur. Primer enfeksiyonda kulak önü lenf düğümleri büyür ve duyarlı olur.
Diğer belirtiler: Ağız içi lezyonlar (aft, stomatit), herpetik ensefalit, ekzama herpeticum vs. gibi lezyonlar da herpes virüsüyle meydana gelebilir.
Teşhis: Teşhis aşağıdakilerden herhangi birisine dayandırılır.
a. Tipik bir klinik tablo,
b. Virüsün kültürle elde edilmesi,
c. Özel nötralizasyon yapan antikorların oluşması,
d. Kazıntı veya biyopsiyle elde edilen muâyene maddelerinde tipik hücrelerin veya histolojik değişmelerin gözlenmesi.
Tedâvi: Yeni doğanlardaki uçuk vak’alarında bebeklerin çoğuna bulaşmanın, enfekte doğum kanalından geçerken olduğuna inanılması, genital uçuk bulunan, doğumu yaklaşmış kadınlarda sezeryen yapılmalıdır. Antiviral bir ilâç olan Asiklovir, şiddetli vak’alarda ağızdan veya enfeksiyonla, hafif vak’alarda ise lokal tedâvilerde başarılı olmaktadır. Uçuk kremi şeklinde hazırlanan asiklovirli kremlerin kullanılması belirtilerin çabuk geçmesini sağlamakta ve nüksleri azaltmaktadır.
Ağız bakımı için ağız yıkanması, temizlik öngörülür. Ceepryn 1= 4000 veya zefiran 1= 1000 faydalı olabilir. Sıvı lidokain veya benzokain pastilleri gibi yerel analjezikler ağrıyı azaltıp çocuğun rahat yemesini sağlar. Dudak lezyonlarında calamine solüsyon veya carbami peroşid katılmış gliserin gibi kurutucu maddeler, faydalı antibiotikler yalnız sekonder bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılır.
Yiyecek ve içeceklerin alımı çocuğun isteklerine uygun olarak kolaylaştırılır. Diğer besinleri yemeyen çocuk iyice soğutulmuş sıvılar veya yarı katı besinlerden faydalanır. Tekrarlanmalar çoğu defâ strese bağlıdır; bunlar tespit edilmeli ve tedâvi edilmelidir.
Uçuk (Herpes)
Uçuk, virüslerin etkisiyle oluşan, kızarık bir zeminde minik su kabarcıkları şeklinde kendini gösteren, halk arasında çok iyi tanınan bir hastalıktır. Halk arasında tanınmak bir yana hangi nedenle ortaya çıktığı konusunda dahi yorumlar hemen yapılır: ''Kötü bir rüya görmüşsündür.'', ''Korktun mu?'', ''Güneşte çok kalmayaydın.'', veya ''Kız, yine malum zamanın mı?'' gibi. Bu yorumlarda kısmen gerçek payı da vardır. Genellikle bebeklik yaşında bulaşan virüsler, vücutta yerleşir ve direncin düştüğü uygun zamanları kollarlar.
Yukarıdaki örneklerin hepsi geçerli olmasa da, organizmanın direncini düşüren ateşli hastalık, aşırı yorgunluk, aşı sonrası, stres vb. durumlarda hastalık halinde karşımıza çıkar. Genellikle ilk bulaşmada belirti olmaz, ancak yüz kişide bir ilk bulaşma belirtileri görülür, çok şiddetli ve uzun sürelidirler. Yineleyen uçuklarda yineleme sıklığı, kişilere göre değişir. Bazılarında yılda bir - iki kez çıkarken bazılarında ayda bir - iki kez olabilir. En sık ağız kenarında görülmekle birlikte ağız içinden, parmak ucuna kadar her yerde görülebilir. Tedavi edilmezse beş ila yedi günde kendiliğinden geçer, fakat kaşıntı ve sızlama yaparak rahatsız edebilir. Genellikle seyrek görüldüğünde, yalnızca belirti varken yerel ilaçlar uygulamak yeterli olur. Şiddetli ve sık yineleyen şekillerde ise yerel tedavi yetmeyebilir ve ağız yollu ilaçlar da eklenir. Çıkışını önlemek ise olanaksız gibidir, ancak aylarca ilaç kullanılarak baskılanabilir ve sıklığı azaltılabilir. Basit uçuk hastalığının bir de kırmızı noktalı tipi vardır. Cinsel ilişkiyle bulaşan ve doğal olarak cinsel organlarda görülen bu tipte (Herpes Genitalis) genel özellikler, diğerine çok benzer. Bu tip uçuk, AIDS'in zuhurundan önce en çok dedikodusu yapılan ve ayrılıklara neden olan zührevi hastalık olma özelliğini taşımaktaydı. Bugün ise sıradan bir hastalık durumuna düşmüştür. Tedavi de benzer şekilde yapılır ve benzer şekilde etkisi zayıftır. Bu nedenle korunma öne planda gelir.
Yukarıdaki örneklerin hepsi geçerli olmasa da, organizmanın direncini düşüren ateşli hastalık, aşırı yorgunluk, aşı sonrası, stres vb. durumlarda hastalık halinde karşımıza çıkar. Genellikle ilk bulaşmada belirti olmaz, ancak yüz kişide bir ilk bulaşma belirtileri görülür, çok şiddetli ve uzun sürelidirler. Yineleyen uçuklarda yineleme sıklığı, kişilere göre değişir. Bazılarında yılda bir - iki kez çıkarken bazılarında ayda bir - iki kez olabilir. En sık ağız kenarında görülmekle birlikte ağız içinden, parmak ucuna kadar her yerde görülebilir. Tedavi edilmezse beş ila yedi günde kendiliğinden geçer, fakat kaşıntı ve sızlama yaparak rahatsız edebilir. Genellikle seyrek görüldüğünde, yalnızca belirti varken yerel ilaçlar uygulamak yeterli olur. Şiddetli ve sık yineleyen şekillerde ise yerel tedavi yetmeyebilir ve ağız yollu ilaçlar da eklenir. Çıkışını önlemek ise olanaksız gibidir, ancak aylarca ilaç kullanılarak baskılanabilir ve sıklığı azaltılabilir. Basit uçuk hastalığının bir de kırmızı noktalı tipi vardır. Cinsel ilişkiyle bulaşan ve doğal olarak cinsel organlarda görülen bu tipte (Herpes Genitalis) genel özellikler, diğerine çok benzer. Bu tip uçuk, AIDS'in zuhurundan önce en çok dedikodusu yapılan ve ayrılıklara neden olan zührevi hastalık olma özelliğini taşımaktaydı. Bugün ise sıradan bir hastalık durumuna düşmüştür. Tedavi de benzer şekilde yapılır ve benzer şekilde etkisi zayıftır. Bu nedenle korunma öne planda gelir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







